Şanlıurfa'da Görkemli Buluşma

Şanlıurfa'da Görkemli Buluşma

Şanlıurfa Evet Platforum tarafından Şanlıurfa'da gerçekleştirilen "Şanlıurfa Buluşması" programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik de katıldı

11 Nisan Meydanı'nda gerçekleştirilen buluşmada konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, "16 Nisan tarihi millet iradesinin devlet iradesine etki edeceği bir gün olacak." dedi.

Bakan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zalimler karşısında susmadan dik durduğuna dikkati çekti.

Konuşmasında 15 Temmuz akşamı darbeci hainlere haddini bildiren Şanlıurfa'ya ve Şanlıurfalılara selam gönderen Çelik, meydanı dolduran vatandaşlara teşekkür etti.

Alandakilere Türkçe, Arapça ve Kürtçe selam gönderen Çelik, "Dört gün sonra 'Ey Hollanda, ey Almanya oturun oturduğunuz yerde' demeye hazır mısınız? Şanlıurfalılar, millete tepeden bakanlara, millet düşmanlarına pazar günü dersini verecek misiniz? 16 Nisan tarihi millet iradesinin devlet iradesine etki edeceği bir gün olacak." ifadesini kullandı.

Çelik, 16 Nisan'ın yeniden büyük Türkiye'nin şahlanışa kalktığı gün olduğunu, herkesin bugüne destek vereceğine inandığını kaydetti.

11 Nisan Meydanı'nda büyük kalabalığın coşkuyla karşıladığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise yaptığı konuşmada, yurt dışında halk oylamasına katılımın yüksek olduğunu belirterek, "Yurt dışında acayip bir oy patlaması var. Yaklaşık bir milyon 420 bin oy kullanıldı. Son seçimlerde bu oy 600 bin civarındaydı. İnşallah, neticeler oradan da güzel gelecek, ben buna inanıyorum." dedi.

CHP milletvekillerinin halk oylamasıyla ilgili açıklamalarını eleştiren Erdoğan, "Bu millet öyle kolay kolay bu işlere prim vermez. İşte bugün Şanlıurfa cevabını veriyor. Pazar günü muhteşem bir şekilde verecek." ifadesini kullandı.

Halk oylamasına sadece dört gün kaldığını anımsatan Erdoğan, vatandaşlardan sandığa gitmelerini istedi.

Vatandaşlara "15 Temmuz gecesi tankları gördüklerinde önüne geçip durdurmak yerine, fırsatını bulup kaçmayı tercih ettiklerini gördünüz değil mi?" diye soran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kılıçdaroğlu, 'Bir darbe olsun ilk tankın karşısına ben çıkarım.' demişti. Peki 15 Temmuz akşamı saat 23.15. Ey Kılıçdaroğlu, tanklar orada, seni ışıldaklı bir araba geliyor tankların önünden alıyor ve sen orada darbecilerle görüşüyorsun. Ondan sonra da o arabaya atlayıp, Bakırköy Belediye Başkanının evine gidiyorsun. Devlet Konukevi'nin, o civarda 10 binlerce kişi var, niye oraya geldiler? Cumhurbaşkanlarını karşılamaya geldiler. Halbuki ben 'Facetime'da İstanbul'a mı Ankara'ya mı gideceğimi bildirmedim. Sadece milletimi meydanlara çağırdım, havaalanlarına çağırdım ve son anda İstanbul'a inmeye karar verdik. Geldiğimiz anda pist karanlıktı, fakat sonra emniyetimiz kuleyi o teröristlerden aldıktan sonra pisti hemen aydınlattılar ve piste inişi yaptık. İndikten sonra üzerimizden F16'lar uçuyor, helikopterlerle bomba yağdırıyorlar ve biz orada bütün vatandaşlarımızla kucaklaştık. Dediler ki 'Saat 23.15 ile 23.30 arasında Kılıçdaroğlu geldi ve öbür taraftan bir yerlere gitti. Hani sen tankın önünde dururdun ne oldu? Bu iş yürek ister yürek. Bunlarda o yok. Bu iş öyle kolay iş değil. Bunlar bu tür şeyleri görmemişler, yaşamamışlar."

Onların zihniyeti gibi yaptıkları her şey kirli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum gazeteci Savaş Ay tarafından, Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemde hazırlanan ve o dönem hastanelerin durumunun anlatıldığı programlardan bazı bölümlerle Şanlıurfa'da geçen yıl hizmete açılan Eyyübiye Devlet Hastanesinin tanıtım videosunu vatandaşlara izletti. 

Hastanenin beş yıldızlı otel konforunda olduğunu ifade eden Erdoğan, "Benim Şanlıurfalı kardeşime bu yakışır. Her yönüyle dört dörtlük bir hastane yakışır. Onlarla aramızdaki fark bu. Onların zihniyeti gibi yaptıkları her şey kirli ama bizimki pırıl pırıl. Halep oradaysa arşın Şanlıurfa'da." dedi.

Anayasa değişikliği de direnişle karşılaşıyor

Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğine yönelik eleştirilere değinerek, "Her değişim gibi bu anayasa değişikliği de direnişle karşılaşıyor. Bu direnişçilerin hali ortada. Birileri ikide bir çıkıp 'Anayasa değişikliğine, yönetim sistemi değişikliğine ne gerek vardı? Böyle gelmiş, böyle gider.' diyordu. Ben de diyorum ki Türkiye bu değişimi keşke çok daha önce yapabilseydi. Mesela, 1960 darbesini yaşamadan yapabilseydi, mesela 1970 darbesini yaşamadan yapabilseydi. O kavgaları görmeden yapsaydı. Mesela, 1990'lı yıllardaki krizleri, kaosları yaşamadan yapabilseydi. Mesela 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimi rezaletini yaşamadan yapabilseydi. Hatta bu değişimi 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminden önce yapabilseydi." dedi.

Bu gecikmelerin bedelinin hep birlikte ve çok ağır bir şekilde ödendiğini belirten Erdoğan, Urfa Hoyratı'ndan "Karşıda Fırat gördüm. Ölümü murat gördüm. Gönülden dert çekmeyen demesin ki dert gördüm." mısralarını paylaştı. Erdoğan, Türkiye'nin, milletin derdini gönülden çekmeyenlerin bunları bilemeyeceğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"1960 darbesinde bu ülkeye hizmet etmekten başka suçu olmayan bir başbakanı ve iki arkadaşını idam ettiler. 1970'li yıllarda ülkenin nasıl dönemin siyasetçilerinin ifadesiyle '70 sente muhtaç hale getirildiğini' gördük. 1990'lı yıllardaki koalisyonların ülkemize maliyetlerini hep birlikte yaşadık. Şimdi sizlere bir örnek vereceğim; 2002'de ülkenin yönetimini devraldığımızda ülkemizin kişi başına düşen milli geliri neydi? 3 bin 500 dolar. Şu anda nedir? 11 bin dolar. Şayet, 1990'dan itibaren Türkiye istikrarlı bir şekilde yönetilmiş olsaydı, şu anda ne olurdu biliyor musunuz? 22 bin dolar olurdu. Bir başka ifadeyle, yazık değil mi bu ülkeye? Bu halkın cebinden çalınan paralarla, kendilerine rant imparatorluğu kuranlar elbette değişim istemez. Bu ülke, bir gecede yüzde 7 bin 500 faiz ödedi. Kime ödedi? İşte bu faiz lobilerine ödedi. Şimdi, bunlar gitti. Geldiğimizde faiz yüzde 63'tü, devletin borçlanma faizi. Biz bunu tek haneli rakama çektik. Yetmez, daha da inmesi lazım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin IMF'ye borcunun 23,5 milyar dolar olduğunu, 2013'te bunu sıfırladıklarını söyledi. Türkiye'nin şu anda IMF'ye borcunun bulunmadığının altını çizen Erdoğan, Merkez Bankası rezervinin 27,5 milyar dolar olduğunu, bunun şimdi yaklaşık 110 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Erdoğan, bu rakamların nereden nereye gelindiğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Erdoğan, Şubat ayı başından bugüne kadar illeri dolaştığını anımsatarak, gittiği her yerde, milletin yeni yönetim sisteminin kendisine çok daha iyi bir gelecek hazırlayacağına yürekten inandığını gördüğünü bildirdi. Herkesin bunu istediğini ifade eden Erdoğan, dün Çorum'da, önceki gün İzmir'de ve daha önceki gün ise İstanbul'da olduğunu belirtti. Her tarafta, birlik, beraberlik olduğunu gözlemlediğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Fakat, bir şeyi özellikle söylemem lazım. Yalan söylüyor bu adam. Diyor ki, 'Cumhurbaşkanı, hem partili hem cumhurbaşkanı olmaz. Tarafsız olması lazım.' Peki Kılıçdaroğlu, başbakan hem partili hem başbakan değil mi? Niye ondan rahatsız olmuyorsun? Geçelim onu. Partinin kurucu genel başkanı kim Cumhuriyet Halk Partisi'nin? Gazi Mustafa Kemal. Gazi Mustafa Kemal, hem Cumhuriyet Halk Partisi'nin başında hem de cumhurbaşkanı değil miydi? Oluyor. İnönü, hem partinin başında hem de cumhurbaşkanı değil miydi? Oluyor. Şimdi niye olmuyor? Sevsinler seni. 

Öyle olduğu halde, Gazi Mustafa Kemal öyle olduğu halde, İnönü ile ciddi sürtüşmeye girmiştir. İstifasını almıştır ve 1,5 ay da görevden uzaklaştırmıştır ama bunu kendisi bilmiyor veya bakıyorsun bilmemezlikten geliyor fakat pazar günü benim Şanlıurfalı kardeşim bunlara haddini bildirecek."

16 Nisan, kötü siyaset dilinin ve anlayışının tarihe gömüldüğü an olacak

Erdoğan, yurt dışında kullanılan oylara ilişkin olarak, "Yurt dışında acayip bir oy patlaması var. Yaklaşık bir milyon 420 bin oy kullanıldı. Son seçimlerde bu oy 600 bin civarındaydı. İnşallah, neticeler oradan da güzel gelecek, ben buna inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Bir Urfa türküsünün "Urfa Urfa içinde, kavruldum yağ içinde. Ellerin yari gelmiş, bizimki yok içinde." şeklindeki sözlerini aktaran Erdoğan, "Herkes bu meselenin ülke için ne kadar önemli olduğunu gördü, bir tek bizim ana muhalefet partisinin başkanı görmemekte direniyor." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun "Muhtarlıklar kapatılacak" şeklinde açıklamalarda bulunduğu belirten Erdoğan, cumhurbaşkanının muhtarlıkları kapatma yetkisinin olmadığını vurguladı. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kararnameyle muhtarlık kapatılmaz, anayasal güvence altındadır ve kanunlarla korunur. Yalan söyleme millete. Terör örgütlerinin dilini kullanıyor. Kim 'hayır' diyor bu ülkede? Kandil 'hayır' diyor, İmralı 'hayır' diyor, FETO 'hayır' diyor. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu, öyle mi? 

Sevgili Peygamberimiz, 'Kişi sevdikleriyle beraberdir.' diye buyuruyor. Öyle mi? Bitti. Biz, şu anda milletimizle beraberiz, beraber yürüyeceğiz ve milletin gözünde bunların zaten üç kuruşluk itibarı kalmadı. İnşallah, 16 Nisan bu kötü siyaset dilinin ve anlayışının tarihe gömüldüğü an olacak."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saat 19.30'da bir televizyon kanalında gençlerle buluşacağını ve soruları cevaplandıracağını hatırlatarak, teknik konuları orada detaylı anlatacağını bildirdi. Herkesi ekran başına davet eden Erdoğan, "Burada, işgalden kurtuluş gününde Şanlıurfa'dan öyle bir ses verelim ki eskisinden yenisine tüm hasımlarımız duysun. Şanlıurfa, 16 Nisan'da tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet için 'evet' mi? Bu kadarı yetmez. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Böyle bir birliğin, beraberliğin, kardeşliğin önünde kim durabilir?" diye sordu.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Ticaret Borsası'nın yeni hizmet binasını hizmete açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından binada incelemelerde bulundu. Erdoğan, çeşitli branşlarda başarı gösteren genç sporcularla da görüştü.

Resimler

TümüDuyurular

Bakan Çelik'ten yeni uyglama

Bakan Çelik'ten yeni uyglama

15 Aralık 2015, Salı