Toprak, tohum ve bilgiyi bir araya getireceğiz

Toprak, tohum ve bilgiyi bir araya getireceğiz

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tohumculuk alanında önemli mesafeler kat ettiklerini, bugün itibariyle 78 ülkeye tohum ihraç ettiklerini belirterek "Milli Tarım Projemizle toprak, tohum ve bilgiyi bir araya getireceğiz. Üçünü bir araya getiremezsek olmaz." Tarımla uğraşan hiçbir kardeşimizin uğraştıkları bu meslekten dolayı başını öne eğdirmeyeceğiz. Onlara karşı mahcup olmayıp, yüzünü güldürecek kararları almaya devam edeceğiz." dedi.


Bakan Çelik, Samsun Tekkeköy ilçesinde yapımı tamamlanan Tohum Test Sertifikasyon Tarama Merkezi açılış törenine katıldı.

Daha sonra eski fuar alanında düzenlenen 2. Yerel Tohum Buluşması etkinliğine katılan Çelik, burada yaptığı konuşmada, dünyada 800 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini söyledi.

Tarımın iç politika kadar dış politika açısından da önem taşıdığına işaret eden Çelik, dünyadaki 1 milyar insanın yoksul olduğunu, 39 ülkede ise açlık yaşandığını dile getirdi.

Bunun yanı sıra 80 ülkede insanların yeterli suya ulaşamadığına dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Gıdalar çöpe atılıyor. Birilerinin zengin sofrasındaki yiyecekler çöpe atılıyor. 600 milyon ise obez, aşırı kilolu. Dünyada 8 tane zenginin serveti, 3,5 milyar insanın servetine eşit. Dünyanın yarısının serveti ile 8 kişinin serveti birbirine eşit. Dünyada üretilen bütün gıdaların yüzde 77'sini yüzde 20'si tüketiyor ya da israf ediyor. Dünya eşitsizlikler dünyası. Onun için 'Aç karınları doyurmak mümkün ama açgözlüleri doyurmak mümkün değildir' diyoruz."

"Yakın gelecekte gıdaya erişim savaşları olacak"

Çelik, bazı kaynaklara göre 2030 yılında dünyada 700 milyon insanın açlıktan göç edeceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlığın kıt olduğunu Suriye'de görüyoruz. 3 milyon mülteci Türkiye'ye sığındı. Afrika'da insanlar açlıkla karşı karşıya ama birileri kendi israfının ve mutluluğunun peşinde. İnsanın çok olması bir şey ifade etmiyor. Bizim için insanlık var mı, yok mu? Bu önemlidir. 2030 yılı için '700 milyon insan yerinden yurdundan kalkacak başka yerlere sığınacak' diyorlar. Bunun sebebi kuraklık, açlık, yoksulluk. Şu anda 10 milyon Suriyeli ile baş edemeyen dünya, 15 sene sonra 700 milyon insan bu şekilde yollara dökülürse nasıl baş edecek? Hiç aklınız alıyor mu? Yakın gelecekte petrol savaşları yok. Yakın gelecekte gıda savaşları, gıdaya erişim savaşları olacak. Böyle büyük bir tehlike var. Onun için çiftçilik mesleği en kutsal meslektir. Geleceğimiz için önemli mesleklerden birisi, bu sebeplerden dolayı tarım sektörüdür."

"Dün sömürdüler, bugün de terörist ve darbecilere el uzatır hale geldiler"

Bazı çevrelerin aç insanlar ve mülteciler yerine darbeci ve teröristlere el uzattıklarını anlatan Çelik, "Sözüm ona gelişmiş ülkeler aç, çaresizlere el uzatmıyorlar. Dün sömürdüler, bugün de terörist ve darbecilere el uzatır hale geldiler. Bize kimse insan hakları ve hukuk dersi vermeye kalkmasın. Onlar önce aynaya bakıp kendilerini bir görsünler. Masada oturuyorsunuz, müttefik. Sahaya gidiyorsunuz, münafıklar. Münafık ne demek? Münafık ikiyüzlü demek. Yani sahada ikiyüzlülük yapacaksınız, masaya oturduğunuz zaman müttefiklikten bahsedeceksiniz. Geçmişten de biliyoruz. Bizim bizden başka dostumuz olmadığını bilerek geleceğe doğru yürümemiz gerektiğini biliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

15 yılda tarımda çiftçiye 103 milyar destek

Bakan Çelik, istatistiklere göre bugün yapılan üretimin gelecekte insanları doyurmayacağını gösterdiğinin altını çizerek, "Bu ne demek oluyor? Üretimimizi en az yüzde 60 artırmalıyız. Eğer yüzde 60'ın üzerinde yapmazsak, bu ülkede ve dünyada aç insanları doyurmak mümkün olmayacak." diye konuştu.

Tarımın her geçen gün büyük önem kazanacağına dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

"Her şeyin modası geçer, gıdanın ve tarımın modası geçmez. Gıdayı kontrol edenler, gelecekte dünyayı kontrol edecekler. Onun için tarıma geri dönelim. Tarımla uğraşan hiçbir kardeşimizin uğraştıkları bu meslekten dolayı başını öne eğdirmeyeceğiz. Onlara karşı mahcup olmayıp, yüzünü güldürecek kararları almaya devam edeceğiz. Dünyada tarım toprakları azaldığı gibi bizim ülkemizde de azalıyor. Bizim de geleceğimiz tehlikeye giriyor. Bunun için Milli Tarım Projesini devreye soktuk. Topraklarımız şehit kanlarıyla sulandı. Bu topraklar için verilmeyecek bir şey var mı? Bu topraklar için neler feda ettik. Milli Tarım Projemizle toprak, tohum ve bilgiyi bir araya getireceğiz. Üçünü bir araya getiremezsek olmaz. Bu yıl ile beraber tarım desteği 103 milyar lirayı buldu. 15 yılda tarımda çiftçiye 103 milyar destek verdik."

Türkiye'de tohumculuk alanında da önemli mesafeler kat ettiklerini dile getiren Çelik, şunları söyledi:

"2016 yılında 958 bin ton tohum üretimi gerçekleştirdik. 49 bin ton tohum ithal ediyoruz ama 78 ülkeye de 58 bin ton tohum ihraç ediyoruz. Yani tohum ihraç eden bir ülkeyiz. Tohum ihracatından 154 milyon dolar gelir elde ettik. Önümüzdeki süreçte ihtiyaç duyduğumuz tohumu bizim üretmemiz gerekiyor. Meyve ve sebze tohumundaki dışa bağımlılığını kaldırmak için TİGEM arazilerini meyve sebze tohumu için tahsis ettik. Bütün enstitü laboratuvarlarımızı üniversitelere ve özel sektöre açtık. Bunlarla kendi tohumumuzu kendi fabrikalarımızda üretmek istiyoruz. Bir başkasına, namerde muhtaç olmamak amacındayız."

Bakan Çelik, konuşmasının ardından Genç Çiftçi Projesi kapsamında yapılan yarışmalarda dereceye giren çiftçilere ödüllerini verdi ve fuar alanında kurulan stantları ziyaret etti.

"Hizmetlerimizdeki adil uygulamaları tüm kesimlere yaydık"

Bakan Çelik, Samsun programı çerçevesinde daha sonra Samsun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği yeni hizmet binasının açılışında yaptığı konuşmada, esnafın Türkiye'nin bel kemiği olduğunu söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptığı dönemde esnaf için önemli adımlar attıklarını dile getiren Çelik, esnafın sıkıntılarını bir bir ortadan kaldırdıklarını belirtti.

"Türkiye'de doğusu batısı, güneyi kuzeyi yok. 80 milyon eşittir ve şerefli Türkiye vatandaşıdır." diyen Çelik, şöyle devam etti:

"Bu anlayışla hizmetlerimizdeki adil uygulamaları tüm kesimlere yaydık. Türkiye hassas bir dönemden geçiyor. Son derece kritik bir dönemden geçtiğimizi unutmayalım. Devlet, çeşitli kesimler tarafından, gördüğünüz ve göremediğiniz kesimler tarafından kuşatılmak istendiği bir sürecin içinden geçiyor. Terör örgütlerinin Türkiye'ye saldırmak için vardiya usulü birbirlerini kullandıkları ve kullanıldıklarını bildiğimiz bir süreçten geçtiğimizi hiçbir zaman unutmayalım."

Bu süreçlerden çıkışın ancak Ahilik kültürü ile olabileceğini vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birlikle olur, beraberlikle olur, dayanışma ile olur. Hep beraber birbirimize sahip çıkmakla bunları aşacağımızı herkesin bilmesi gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti gecekondu devleti değildir. Kimse duyduk duymadık demesin. Herkes bilsin ki bu devlet, gecekondu devleti değil. Bu devlet 2 bin yıllık geleneği olan bir devlettir. Bu devlette 900 yıllık esnaf geleneği var. Bu devlette 700 yıllık imparatorluk geleneği var. Bu devlette 94 yıllık cumhuriyet deneyimi var. Onun için 3-5 çapulcunun bizi yıldıramayacağını dosta düşmana anlatmamız lazım.

Güzel bir coğrafyadayız. Şairler, 'Verilmeyecek şeyler vardır, şan gibi, şeref gibi, namus gibi, Kars gibi, Ardahan gibi...' diyor. Bizden toprak isteyenlere karşı böyle haykırıyorlar. Ecdadımız böyle haykırıyor. İşte verilmeyecek şeyler vardır. Şan, şeref, namus verilir mi? Verilmez. Aynen şöyle diyor. 'Bu aziz şehit kanıyla sulanmış topraklar da kimseye verilmez' diyor. Böyle kutsal ve mübarek topraklarda yaşıyoruz. Onun için toprağımızı ne sele vereceğiz ne yele vereceğiz ne de göz diken ele vereceğiz."

Bakan Çelik, birilerinin fason devletler kurarak oradan Türkiye'yi rahatsız etme çabası içinde olduğunun altını çizerek, bunda başarı sağlayamayacaklarını söyledi.

Birlik, beraberlik ve dirlikleri devam ettiği sürece Allah'ın izniyle Türkiye'nin geleceğine esnaf, çiftçi ve 80 milyonun sahip çıkaracağına işaret eden Çelik, "Başkalarının bu ülkeye elbise biçme imkânı hiçbir zaman olmayacaktır. Problemlerimiz yok mu? Elbette olacak. Aslolan onların çözümüne endeksli bir idarenin olmasıdır. Bunların çözümü konusunda vatandaşla kol kola, vatandaşla iç içe, vatandaşla dertlenen bir yönetim anlayışıyla memleketinin geleceğini birlikte inşa etme mücadelesi vermektir." diye konuştu.

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de selamlama konuşması yaptı.

Bakan Çelik, daha sonra Atakum Kültür ve Sanat Merkezi'nde tarım sektör temsilcileriyle basına kapalı olarak "Ortak Akıl Toplantısı"nda bir araya geldi.

Resimler

TümüDuyurular

Bakan Çelik'ten yeni uyglama

Bakan Çelik'ten yeni uyglama

15 Aralık 2015, Salı